Son Şeyler

Showing posts with label taciz. Show all posts
Showing posts with label taciz. Show all posts
Hayır, size bu yazıda uğradığım tacizleri, 35 yıllık hayatımda erkek cinsinin zulmüyle, egosuyla ve libidosuyla nasıl imtihan edildiğimi anlatmayacağım. Çünkü daha önce yazdım, çünkü daha önce anlattım.

Sahnelere çıktıp seyirciye; "Hiç tacize uğramamış kadın var mı aramızda? Yok... Peki hiç tacizci adam var mı? O da mı yok? Hay Allah, bu kadar kadını demek ben taciz ediyorum." da dedim. Yavşayan adam türlerini, bir barda nasıl da yoktan, bir anda, lambada yaparak var olup, kalçanız eksenine yerleşmekte beis görmediklerini anlattım. O adamların yan yan ardımıza doğru gelişlerine "lantino yengeci" adını taktım.

Sonra kadınların evini arayıp "am sik göt" kelimelerini söyleyerek rahatlayan sapıklara sahnelerden tavsiyeler verdim. "Bari azıcık kaliteli Türkçe kullanın, bize ne yapmak istiyorsunuz düzgün cümlelerle anlatın" diye dalga geçtim. Bir dolmuşta dolmuş şöförünün benimle beraber öksürük krizine yakalanmasını, bir süre sonra senkronize boğaz temizler hale geldiğimizi ve nihayet dolmuş şöförünün dikiz aynasından bana göz kırptığını, büyük ihtimalle " Beraber bi balgam atar mıyız?" demeye getirdiğini anlattım.

Lakin anlatmadıklarım, anlatamadıklarım da oldu.
En yakınım olmuş adamlardan yediğim sözlü, elli kollu şiddetleri, tehditleri, hakaretleri pek anlatamadım mesela. Daha dalga geçilebilecek yanlarını bulamadığım içindir. Misal bir erkek arkadaşım pek çok kez beni eşşek ve diğer çeşitli hayvanlar sudan gelene dek dövmüştür. Bu konuda henüz üretebildiğim tek espri bu, lütfen anneme söylemeyin.

Demem o ki, #sendeanlat'a bakarken, hep biliyordum ama hiç de yalnız olmadığımı, hatta ne kadar ipin ucunda yaşadığımız herkesin malumu olduğu halde, bu konuda yine de bişey yapamadığımızı anladım.

Biz isyan ettikçe, sıra kendi tacizlerine gelecek diye tırsıp, ortamı sulandırmaya çalışanları, yahut çok duyarlı hallerde havaya bakıp ıslık çalanları gördüm. Ah o havaya bakan arkadaş, sen bi gözümün içine baksana! Sen kaç senedir kanka olduğumuz halde bi konserde çaktırmadan g.tümü ellemedin mi? Sen müdürüm olup arada sözünü, gözünü, ahlaksız teklifini esirgemeyen, olmadı bana sadece kadın olduğum için işimi yeterince (bir erkek kadar) iyi yapamayacağımı bildiren değil misin? Sen kimbilir nereden bulduğun az ya da çok dekolte fotoğraflarımı watzapp testesteron gruplarında paylaşmadın mı? Gerçekten mi? İnanayım mı?

Biz, sizi biliyoruz ama siz ne istediğimizi bi türlü bilemediniz. Hem erkeklere, hem de erkek egemen sisteme zeval gelmesin diye çırpınan dişi çığırtganlara, doktorlarından 9 yaşında taciz görmeye başladığını anlatan kadınlara "Yaşadığınız tacizi sosyal medyaya yazmayın, doktora anlatın!" diye akıl veren terbiyesiz çok bilmişlere, bir akıl hastalığını toplumsal bakış açısı olarak, bir lüks olarak yaşıyan milyonlara gelsin bu istekler.

NE İSTİYORUZ?

- Koşulsuz, ne giydiğimiz, nasıl göründüğümüz, yılın hangi ayında olduğumuzdan bağımsız olarak, GÜVENLE DOLAŞILABİLECEK SOKAKLAR, KAMUSAL ALANLAR istiyoruz.
- Pembe otobüsler, haremlik selamlık uygulamaları, kız erkek ayrı eğitim değil, TECRİTSİZ GÜVENDE OLMAK, TOPLUMUN DOĞAL BİR PARÇASI OLARAK KABUL EDİLMEK istiyoruz.
- Okulda, sokakta, işte, evlilikte, ilişkide şiddet ve taciz yaşadığımızda başvurabileceğimiz, bizi koruyabilecek SOSYAL KURUMLAR istiyoruz.
- İdam cezanının geri gelmesini değil, yargı sisteminin düzeltilmesini, hakimlerin tacizcilere, kadın katillerine, töre, iyi hal, tahrik indirimleri verememesini istiyoruz.
- İnsanları doğru düzgün yetiştirecek, kadın erkek, sünni alevi, hırıstiyan, gay, ermeni, kürt, müslüman olarak ayırmayacak SEKÜLER VE BİLİMSEL EĞİTİM istiyoruz.
- SİYASETÇİLERİN SADECE ŞOV OLSUN, GÜNDEM OLSUN DİYE KADINLARIN BEDENİ, GÖRÜNÜŞÜ, YAŞANTISI, SEÇİMLERİ VE ÖZGÜRLÜKLERİ ÜZERİNE AHKAM KESMEMESİNİ, BU ÖZGÜRLÜKLERİMİZİ ELİMİZDEN ALMAKLA BİZİ TEHDİT ETMEYİ BIRAKMALARINI İSTİYORUZ.
- Türbanlı, türbansız, minili, maksili, namuslu, namussuz, Türk, gavur ayrımı olmaksızın CAN GÜVENLİĞİ hakkımızı istiyoruz. Bizi korumak için vergisini yaldır yaldır alan devlet, biz öldükçe, tecavüze uğradıkça, dayak yedikçe "Ama sen de kadın olmasaydın..." demeye gelen cümleler kuramasın istiyoruz.
- Bize yaranmak ve günün sonunda samimi ilişkilere girmek amaçlı sevimli görünmek için değil, gerçekten feminizmin bu toplum için ne kadar ivedi olduğunu fark eden, çözümün en kalın anahtarının türk kadının elinde olduğuna nihayet ayan ERKEKLER istiyoruz.
- Dolmuşta bizi yalnız bırakmayan değil, bizi arkadaşları tarafından yapılan tacizde de yalnız bırakmayan, kendine ilişkilerinde de mazeret üretmeyen, ayrıldığı kadınlara orospu, elde edemediği kadına sürtük, geri kalan tüm kadınlara da gözümüzün süsü olarak bakmayan İNSANLAR istiyoruz.
- EŞİT İŞE EŞİT MAAŞ VE STATÜ İSTİYORUZ. Yıllarca sektöründe çılgınlar gibi çalışıp, yine de müdürlükleri, direktörlükleri, sanat yönetmenliklerini, övgüleri hep başka adamlara kaptırmamak, mesleğimizin sefasını biraz da biz sürmek istiyoruz.
- Bi susun istiyoruz. "Kadın dediğin vidi bidi olmalı" cümlesini bir daha ASLA kullanmayın. Çünkü kullananın AĞZINA VURMAK İSTİYORUZ.
- Erkekler kadar özgür olabilmek, sabah koşumuzu yapmaya çıktığımızda, bisiklete binip bi yere gitmeye kalkıştığımızda, dağda kırda bayırda, ülkemin gezilebilecek herhangi bir mecrasında var olmamızın abes kaçmamasını istiyoruz.
- Ağız dolusu istediğimiz yerde gülmek, bunun için ayıplanmamak, "aranıyor besbelli" şeklinde algılanmamak istiyoruz.
- Anne, bacı ve kız olarak herhangi bir erkeğin himayesine girmeden de, tüm sosyal haklarımızdan faydalanabilmek istiyoruz.



Kısacası biz de bu toplumda insan gibi, birey olarak VAR OLMAK istiyoruz.

Hakkımız olandan fazlasını değil, bizzat hakkımızı istiyoruz.
Ve almadan da susmayacağız.
Şimdi onlar düşünsün.

d.

biterken,
bu yazıyı yazarken tepeden tırnağa siyah giyindim, sadece Özgecan için değil, dün hikayelerini okuduğum binlerce kız için, onların içine edilmiş çocuklukları, korkutulmuş, sindirilmiş genç kızlıkları, hala acıyan yaraları, hakketmedikleri utançları için. yazının başındaki çiçekleriyse bi tek senin için bıraktım Özgecan. çok üzgünüm.



Canım hiç böyle şeyler anlatmak istemezken, sanırım 50'lili yıllarda hemoroid olarak dünyaya gelip, büyüyünce akademisyen olmayı başarmış bir şahıs "Dekolte giyeni pek tabii taciz ederler" açıklamasıyla gündemi dürttü. "Taciz hakkı" diye bir şey gerçekten vardı ve verilmiyor alınıyordu her hak gibi. Duygulandım.

Yıllardır maruz kaldığım tüm tacizleri masaya yatırıp, onları hak ederken ki kendinden emin, hevesli halimi düşündüm. Zor olmuştu ama 9 yaşımdan itibaren bu hakkımı kullanmayı bilmiştim. Hadisenin kaynağıydım, dünya etrafımda dönüyordu.

Hemen şahsi suç tarihimdeki rasyonel bulguları listelemeye başladım tabi;

Yaş: 9
Taciz türü: Pandik
Mevcut lokasyon: Pazar yolunda ananenin elinden tutar vaziyette
Tacize çanak tutan davranış: Mor bermuda şort

Yaş: 12
Taciz türü: Sözel - "Memelerini kıtır kıtır doğrıycaz" (şahsen unutulmazlarım arasında)
Mevcut lokasyon: Bayram ziyaretine gider halde
Çanak: Annenin 60larda gitdiği envelop eteğin 4 cm uzatılmış versiyonu. (Bahsi geçen meme henüz yok)

Yaş: 18
Taciz türü: Pipi gösterimi
Mevcut lokasyon: Otobüs yolculuğu
Çanak: Arap insanlarla iletişime geçmek

Yaş: 22
Taciz türü: Taksici kaçırması
Mevcut lokasyon: Taksi
Çanak: Gece dışarı çıkmaya çalışmak

Bu liste böylece uzayıp gidiyor, neredeyse sadece ellerim ve yüzüm açıktayken aldığım taciz istihkaklarıyla dallanıp budaklanıyor ve bize "sadece dekolte giymenin değil, daha pek çok aktivitenin tacize çanak tuttuğunu" net bir biçimde gösteriyor. Çünkü misal iki sonraki pipi gösterimimde, üstümde uyku tulumu kabilinden bir mont var ama hava karardıktan sonra, bir parkta ağlıyorum.

Kısacası araştırmalarımız gösteriyor ki, illa markette meme açmaya gerek yok, "Orada, o saatte bulunma", "yabancıların sorularına cevap verme", "şehirde tek başına hareket etme" hep çanak tutucu, aranıcı hareketler. Yani zaten arzu ettiğimiz tacizi bünyeye alabilmek için geliştirdiğimiz numaralar, cilveler.

Tüm memleket kadınları kendimizi sadece gözlerimiz açıkta kalacak şekilde plastik kaplatsak da, tacizin duracağını sanmıyorum. Çünkü içimiz kötü; çünkü 2. sınıf, edilgen, aptal, seks objesi, satılık, kiralık ve hatta şeytaniyiz. Boşuna demiyorlar "su, karı, para sesi baştan çıkarır" diye. Telefonda da tacize uğrayabiliriz, çünkü sesle aranırız, huyumuz kurusun.

Tacizin temelinde hayvanların çiftleşmek için gerçekleştirdiği kurlar olabilir. Bu kur işi misal sinek kuşlarında havada dans, ya da çok yüksekten yeryüzüne sesli bir dalış iken, şempanzelerde son derece çirkinleşebiliyor. "Kurbağanın zorla ağzına veren şempanze" videosunu gördükten sonra, "nerden geldin ki, nereye gidesin zaten ey insanoğlu" hayıflanıyorum. (hayır videoya link vermiycem, görmeseniz de olur, ben görmeseydim olurdu.)

Lafı şöyle bağlıyım; şimdi tabi sosyal hayattan kadın hadisesini tamamen kaldırarak, tacizin önüne geçmek bi mümkün gibi. Ama sonra, insanlık tarihindeki örnekleri incelersek, oğlancılığın arttığını görüyoruz. O tip toplumlarda oğlancılar gaylikten genelde tiksinirken, oğlanlar da güzelliğin ve eror-tizim yeni formları halinde salınıyorlar.

Demem o ki, haklısınız; kadını kapatmak şart ama işin ucunda ne olduğunu anlamadan ibneleşmek de var. İbneliğin kötü bi tarafı yok elbet, o sebeple hayırlı olsun diyor, kokulu öpücükler yolluyorum. Parfüm sürmek de bi çanak tutma yoludur tabi ki, tabi ki...

Biterken,
Kısa, kurak, istifra kudretinde. Kaldi ki o şu şekil istifra eder, ben şu şekil. Kimse herkesin istifrasına karışamaz.
Patti'nin günlüğü "çoluk çocuk" geçen sabaha karşı bitti, biterken beni de ruhen bitirdi. Nekahette gündelik abur cuburu tüketiyorum.
Bademler kraliçesine layık bir yazıyla tekrar karşılaşırız, umarım.