Son Şeyler

Showing posts with label arizalı sevgili. Show all posts
Showing posts with label arizalı sevgili. Show all posts

(en ucuz fotoşop oyunlarından, kafa montajı, iyi ki varsın...)


Benim için hiç başlayamamış bir konsept sevgililer günü. Başlamadan bitse ona da tavdım, lakin senin başlamasın dediğin, başkaları için bitmeyen bir tutkuysa, o işten kaçamazsın yeğen.

Yeğen değil leğen.


Leğen demişken, 14 Şubat kutlamasını vatana hizmet olsun diye bilin bakalım kim getirmiş? Yerseniz duayeni Hıncal Uluç. 80'li yılların başında, dönemin über dergisi Erkekçe - ki daha t.şşak kokulu bir isim düşünemiyorum- "kadınları sekse ikna etmenin yöntemleri" üzerinde labarotuarlarında araştırma yapıyor. Keşif büyük; ecnebinin Valantines Day kafası. Ver hediyeyi, insin donlar, muazzam.


Ama Hıncal Bey'i kesmiyor bu keşfin sadece dergide yayınlanması. Hemen açıyor bi telefon Vitali Hakko'ya, "Abicim" diyor "bunu vitrinlere taşıyalım". Vitali bey boyundan beklenmeyecek bir kahkaha patlatıyor büyük ihtimal "Hay hay Hıncalcığım" diyor, paranın ılık kokusu burun deliklerinde pırpır ederken...


Alın size aşıklar gününün gümrükten geçişi.

Slogana dikkat: Çağdaş insanın dergisi. (az insan olun, bi tutam da çağdaş)

***

14 Şubat'ı manitacılık değil gözlem yaparak geçirdim; Hakan pastanesinde melemene katık fakir sevdalılar. Maçka Parkı'nda toparlanarak çalılar arasından beliren evsiz yiyişgenler. Hele o annesiyle kavga edip evden çıkan ve bittabi acısını manitasından çıkartan şişko sevimsiz kız: kıyamam canım benim.


Olmadı ama değil mi dizilerdeki gibi? Kimse haşince çekmedi yavuklusunu kendine doğru, kimse çarpışan otolar misali öpüşürken fonda aniden romans müzikler çalmaya başlamadı. Kızın saçları yağlı, paltosu tapon. Oğlan hem kısa, hem tipsiz.


Peki o tır sırtında hediye edilmeye giden, 34 sevgilim 34 plakalı beyaz jipi alan hanımefendi. Sen bari geberircesine sevinseydin. Taksitli pırlantasına kavuşan ev hanımı, keşke sen kifayetsiz sevişmelerini ve kocanın bitmeyen toplantı bahanelerini unutsaydın?


Aşk filmlerini listeleyen eşşeğinski programı, bari sen betty blue'yu ya da paris teksas'ı araya katsaydın? (linkler direkt bağlanıyo, gideceksen durma git modu)

Olmadı ama, kolera günlerinde değil aşk, kitsch günlerinde; oyuncak ayı, kalp yastık, simli gül, gül yaprağı serpilmiş yatak, aromalı prezo...


"Sini siviyorum" söylenen kadife kaplı dijital güller vardı sahi? Nooldu onlara?


Biterken...
Gelecek sayımızda "3. teker sıkıntısı" ya da "musallat adam"; öyle bir görsel buldum ki, anlatmalara doyamam.
Bu aralar favori reklamım nutymax, evi çikolata basması. "O evi kim temizleyecek?" telaşlanan içimdeki anaça mı kıl olayım, çikolata içinde yüzen çirkin oğlan ta..aklarını düşündürmesine mi tiksineyim? Duygu yoğunlu diz boyu.
Sweet sweet midget lovin - ya da - Gel sen arızayı bir de ben de gör...

"Arızalı tiplere aşık olma eğilimi" hakkında sözlüğe yazdığımda (bkz: yanilgi), bu eğilimin dişilere özgü olduğunu tespitlemiş, sonra da konuyu adet sancısı ve mazoşizime kadar bağlamıştım.

Aradan geçen yıllarda, şaşırtıcı bir biçimde fikrim zırnık değişmedi: deli manita derdini çeken, hatta bilhassa deli manitaya vakumlu süpürge misali çekilen, ekseriyetle kadınlardır. Erkeklerde durum "Karı manyak olm, gaç gaç" şeklinde vuku bulur. Ancak çok üst abazanlık seviyelerinde ya da çok badem delilerde; "Dur ya, şu deliyi bi skeyim, belki aklı başına gelir" fikir bulutu oluşabilir ve bunu yargılayamayız.

Yukarda netçe ispatladığım üzre, bir ilişkide "deliyim ben, raporum var " ayağına yatan genelde erkeklerdir. Hatta iddalıyım, karı manyak ve adam "gaç gaç" halde değillerse, bilin ki o kadını adam delirtmiştir. Hemen evladiyelik vecizem patlasın: Delirene değil, delirtene bakacaksın.

Herneyse, konu dağılıyor ve benim acilen deli adam türlerini inceleyip, hepsine yardırmam lazım. Uykuyla aramda 2 adet Malbora laytlık mesafe var zira.

Arızalı Erkek Türleri

* Şizo Namık: Peheyy, ben kendisinden ayrılalı 6 yıl olmuş, geçen hesab ettim. Siz kendi şizonuzdan ne vakitte ayrıldınız, yahut ne kadardır ayrılamadınız, bilemiciim. Bildiğim, Şizo Namıkların her kadının hayatına s.çmak için, çiftleşme serüveninin karanlık ve küflü köşelerinde bekleştikleridir.

Şizo Namık öyle pis bir psikopat çeşididir ki, zincirleme yalan döngüsüne zerrece inanmazken bile, sizi kurgusunun çirkefliğiyle hayattan soğutur. O her kadınla yatmıştır; ya da tüm arkadaşlarınız üstüne atlamıştır da, o en fazla kenara çekilmiştir son anda. Onun her hali ilgi çekme arzusuyla dolu, bir nevi irkek isteriği; Eski kız arkadaşının kafasını, çıplak kadın resmine montajlayıp, "Bana bunu o gönderdi" diyen, yüzde 80 saf hırt! Seni anan hiç terlikle dövmediyse, suç senin mi? Babişkodan aldığın psikolog parasını, klablarda yedin mi?

* Depresif Kunduz:Ya ölmek istiyorum ya, anlıyor musun? Ay em cast seed” mıymıylanırken, bi türlü ne ölüp ne yaşayan insanlar "depresyondayım" inildeseler de, annemi kandıramazlar. "Tembel adam mutsuz olur" der hanımannem. Yazık, kimse onu anlamamakta, dünya ona tuzaklar kurmakta, o yarı paronoyak yarı manyak, mutsuzluğuna 31 çekip durmaktadır.

Çok güzel insan aşağılayan bir tür olan depresif kunduz, geceleri kavuğundan çıkarak skik bi mekana dadanıp içmeye başlar. İçtiğinde çok neşeli ve güleryüzlü, çok terbiyesiz ya da öfekeli, uykucu ya da bilgin, 7 cüce birden olabilir. Kadındaki florans naytıngeyl hormonunu aktive eden derin mor gözleri, ezik ve kıskanç halleri, bir gelip bir gitmeleri, aslında fena çocuk olmamaları vardır. En az şizo namık kadar dayaklıktır.


* Ben Deli Değil, Dali'yim Adamı: Pek çok ergeni tutan bir hastalıktır; arızalı ve kuul görünmek. 20'li yaşların ortalarında müdahaleye gerek olmaksızın geçen bu illet, bazı hassas bünyelerde kronikleşme eğilimi gösterir. O hassaslar ki, gönlünü san'at sevdasına kaptırmış, bohemliği layfsıtayl olarak benimsemiş, ruhsal acılarını alkol ve cugarayla dindirmeye alışmış biçarelerdir. Manitayı oymalı laflar ve yaldızlı jestler ile bayıltan, esprilerle ayıltan bu tür, kısa süre sonra deli raporunu masaya kor. Sık sık meme yapar, adam sapıtır, sapıtınca unutur, unutunca "ayol deli bu" ehliyetsizliğinden beraat eder. Çünkü o özel biridir; onun sanatı sanat, manyaklığı manyaklık içindir. Ben helaya çıkar gibi deliliğe çıkmayan bohemliğe tüküreyim zaten. Niye daha önce aklımıza gelmedi lan?

Çok acaiptir ki, bu üç tür içinde, kendine gerçekten zarar veren bi angut bulamazsınız. Bu sinsiler etrafı s.kertirken, kendileri son kerte rahat sıyrılırlar işin içinden. (deli ya) Ben sokaklarda "yok mu beni sken?" diye bağıranı, ofis toplantısında çıkıp masaya s.çanı ya da en basitinden, içince kankanıza değil de herhangi bir polis memuruna yavşayanını hiç görmedim mesela. Görsem büyük kopardım, o herifle çıkardım. Çelişkiler yumağıyla oynayan, yavru kedi misali...

Biterken...

Star Wars'un kadın gözünde bir Ezel- Aşk-ı Memnu karmasından farkı yok. İmparator sithi tüm fitnesiyle bildiğin Firdevs hanım, Darth Wader desen pimapen taktırmış Ezel. (üstelik beyaz fiyatına!) Obi Van Kanobi şüphesiz Ednan saftiğiyle aynı ayarda. Jar jar bings'i Katya'ya benzetmem tamamen benim güzelliğim.

Ha unutmadan, geleceğin reklam duayenleri, bej, basma entari değil, jedi kostümü giyecek. 5 sene veriyorum.