Son Şeyler

Showing posts with label ayşe arman. Show all posts
Showing posts with label ayşe arman. Show all posts

Siz bu bloga gelip gider, yeni yazı bulamaz ve benim tembel bir yazar olduğumu düşünürken sayın okuyucu, halbukisi neler neler yaptım ben.

Acansta tütün sardım, dize kadar çizme ve trençkot parası kazandım mesela. Henüz bu iki itemı almış değilim gerçi, olsun, hevesliyim, Nişantaşı yöresel kıyafetime bürüneceğim mevsim normallerinde.

Sonra tatile gittim; üç beş yaşlarında bebesi olan evli adamların tatilde baykuşa döndüğünü, etrafı kesicem derken egzorsist gibi kafalarını 360 derece döndürebildiğini keşfettim.

Tatilden döndüm, Gossip Girl ve Aşk-ı Memnu izledim. Serena Van Der Woodsen idolüm oldu, Bihterin zenginlikten başka hiç bir varoluş kaygısıyla açıklanamayacak kahvaltıya iniş makyajları yaşam gailem.

Ayşearmana duyduğumum hudutsuz tiskintiyi anlamlandırmaya çalıştım bi süre; Kenya'ya tek yön bilet parası biriktirmeye başladım İntimismi sütyenimde.

Hiç boş oturmadım yani, bana tembel diyemeyin, gelin başkalarına diyelim. Yazı uzuyor, ilgiler dağılıyor, farkındayım.

Üşengeç Adam Karakteristikleri:
- Şayet size akşam 8 de randevu verdiği halde 7.30 civarı halen PS3 başında göbeğini kaşıyan bir manitanız varsa, ona üşengeç adam denmez. "Adam" denir düzünden. Bacım nerde yaşıyon sen?
- Üşengeç adam, tv kumandasının pilleri bitince almaya üşendiğinden, evdeki kalem ve pipetlerden dürtgeç yapıp kanal değiştirmeye kasandır. Onu tanıyorum.

- Temizliğe veya temizlikçi tutmaya, hatta manitasını temizliğe ikna etmeye üşendiğinden, evinin çeşitli yerlerinde amorf yaşam belirtileri ortaya çıkmıştır. Tuvaletin ışığını kapatmadan çıktığınızda, inildeyen kuburu olan insan var. Bakın insan diyorum. Hala insandayız.
- Ey yeni müzik keşfetmeye üşendiğinden 35 yaşında hala metal dinleyen, hatta 2009 yılında hala, dötü emprimiş siyah kotu ve yakası degaje olmuş kolsuz AC/DC atletiyle gezen o aymaz, lafım sana. Kestir o lepiska saçla keçi sakalı, vakit kaybetme. Kotu derhal yak, atleti sevabına annene ver de de toz bezi yapsın.

- Sevgili olmaya üşendiğinden 5 senedir aynı kıza one night stand muamelesi yapan seni itazmanı, sana belediye baksın. Sana sebatla veren kızı da bohçacılar kaçırsın. Ama ne yapıp edip üremenin yolunu bulmayın, miskin geninizi geleceğe miras bırakmayın, bu da size son tavsiyem.


Daha yazardım ama tatlı bi uyku çöktü sanki, nasıl ılık lık böyle, üşendim. Fotoşopum kayboldu, nasıl kayboldu bunu anlatamiciim, uzun hikaye. Paintte yaptım görseli, kedi fotosu da koymadım demem bloguma.


Yine gelin... Daha sık tebelleş olacağım insaırkına bu kış. Tüm yaşanmamışlıklarım ve komplekslerim için hesab vereceksin ey insanlıık.

please please me o ye, like I please uu.


Ensenin açılmasından mı, biraz Heidi, biraz Amelie, aslında erkek bilinçaltındaki sübyan sevdasından mı? Bilmiyorum, bilemiyorum lakin bir başkadır erkek cinsindeki küt saç merakı.


Daha lisedeki manitam - hani şu benden epey kısa olan- "küt saçlı kızların tüm şımarıklığı çekilir" bildirmişti. Baya baya mit olmuş, yazısız bi kuraldan bahseder gibiydi üstelik. Ne demeye ciddiye almadım ki?


Aradan yıllar geçti ve ben saçlarımı çok skindirik renklere soktum. Neyse ki konumuz saç bakımı değil, yoksa tek tek anlatırdım; orielle pinçik pinçik yaktığım saçlarımı siyahla kapatayım derken nasıl tekir kedi rengine döndürdüğümü. Saça bakamıyorum yani ben, neyse ki konumuz saç değil.


Konumuz küt saçın pipili cinsi üstündeki hipnotik, maymunik etkisi ve işin daha acaibi, küt saçlı kızların da şımarıp yevşekleşmekteki iddası. Kimse bana Amelie'nin herkeslerin hayatına duyduğu ilgilin masum, Heidi'nin lemur yavrusundan şen olmasının da tesadüf olduğunu anlatmaya kalkmasın!



Hele A(yşe+rman)!! Yeryüzündeki küt saçlıların en tehlikelisi, the blond octopus! Kahkaları, küt sarı perçemleri ve enfes memeleriyle dünyaları sarmalıyor; kah Halis Toprak'ı, kah RTE'nin eski yağveri, pardon basın şeycisi, yoksa sekreter miydi, bendeki hafıza nanay, işte onu... Öyle sevecen, öyle global, öylesine sınır tanımayan gazeteci ki... Onu herhangi bir katagori içinde incelediğim için bi an kendimle kavga etmek istedim.



Küt saçın pipili cinsi üstündeki hipnotik ve maymunik etkisi'ne dönecek olursak;


* Tam olarak nasıl başladığını kestiremiyorum. Hem masum, hem seksi, hem çılgın, hem çocuksu imgelerle özdeşleşmiştir küt. Erkeklerde kıyak çekme, kibarlık s.çma gibi yan etkilere sebebiyet verir. Ama şevkatle, ama babacan gibi.


Tarihsel gerçekler 1) Jean D'Arc'ı s.kmeye kıyamadıklarından savaşta takip ettiler belki, kim bilebilir.



* Sevgili Sezen, Minik Serçe etkisini unutmamak gerek. Asi, tabudeviren ve ilginç olmasındır da ne olsundur küt saçlı allasen? Hele kahküllü modeller, ah o zülfü siyahım, natalie portmanın da az ekmeği yenmedi şu diyarda. Kahküllü küt saçı, vintaj entarisi ve lomo makinasıyla entel - enteresan (entelesan) cici kız modası geçmek bildi mi?


Tarihsel gerçekler 2) Tarihin ilk kahkül sahibi küt saçlısı Kleopatra hanfendiyi koca Roma paylaşamamıştır. "Allahım nasıl tarz kadın bu Agustus?" "Yapma be Sezarım altı üstü dans, yoga biliyo, gelme hemen gaza" geyikleri Collezyumun duvarlarında yankılanır hala, iyice kulak kabartsanız...

Hülasa, "küt saç" sadece bir saç modeli değildir, bir varoluş biçimidir.

Yerseniz, 30 kağıda Teşvikiye Makas'ta yepisyeni bir varoluş sahibi olabilirsiniz.

(Baya da ii kesiyolar, hele bi çocuk var ayakta kesiyo fönleyip, kıvırcık saçlı olan hani, ya işte yok mu saçlarının ucunu da orielle açmış... röfle de yapıyolar, 80 galba, ben gördüm gelen kadınların rengi güzeldi. böyle strawberry blonde hesabı, çiğ durmuyodu hiç...)