"Hizmetlerinizden memnun değilim." - Rüya Özturhan 2000-2016Ev bakıyorum.
Kuracağım aile için bir yuva.
Hali hazırda kurulmuş ailelerin onay verebileceği, türlü arsız gençlik heveslerinden, yuvarlanıp gitmelerden, dağıtıp toparlayamamalardan arındırılmış, pür-i pak bir toprak parçası.
Üstelik bu aramayı Caferağa sınırlarında yapıyorum ki, kira bedelleri bize imkansızlık olarak dönsün, tasarruf olarak dönemesin.
40 yaşında bir dikili ağacımız bulunmasın.
Ay neden olmasın?
**
Ev bakmanın yanı sıra menapoza giriyorum. Bunu da böylesine yazdım, artık bu blogu kimsecikler okumuyor deyu.
Canım istediğinde buraya gelip "deyu, himinik" ve "şöfer" yazabilme hakkına sahip olduğumdan da yazıyorum biraz. Evet erken giriyorum menapoza. O da bana giriyor, girişiyoruz. Gerçi epeydir ben bu halde olduğumdan, sorun değil. Deliren delirdi, çıldıran çıldırdı. Kalan sağlar halayda.
İşin tıbbi kısmı bir yana, bana sorarsanız çok teyze şakası yaptığımdan geldi bunlar hep başıma.
O son "teyze evi kokusu" şakasını yapmayacaktım.
**
Apansız bastıran buhranlı menapozumdan yazık en çok kedim çekti. Benim dünya yünlüsü güzel kızım.
Şu an sayıyorum, tam olarak 19 gündür aramızda değil kendisi. Ve ben bundan bahsederken çok ağlıyorum.
Az ağlamak için size az, çok az ucundan bahsedebileceğim hatta. O kadar ucundan olacak ki, "Deniz" diyeceksiniz, anlatmaya da bilirdin. (Böyle bir yazım/dil bilgisi bulunmamaktadır. Lütfen kendi metinlerinizde denemeyin.)
Ne diyordum?
Hah, ben ağlıyorum.
Geçen bi gün üşenmedim hatta, tam 7 saat ağladım. Nasıl bu kadar verimli ağladım kendim bile şaştım.
"Vay anasını" dedim. "Performans sanatçısı olsam kendimi Moma'ya yerleştirirdim" dedim.
Demedim tabi. Manyak mıyım ben ayol?
Velhasıl, 16 yıl, bir kedi, ismi Rüya.
Çok ama çok güzel kediydi, beni ağlatmayın.
**
Kedime ağladığımı Ekşi Sözlük'e yazmıştım.
Bi vesile, bi başlık.
Manyağın biri iş oldu, "İnsanla kediyi bir tutuyorsun. Senin acını sikeyim!" diye mesaj attı. Ben de durur muyum? Hemen yapıştırım cevabı. Dedim "Ühühühüh?!?!"
Çünkü niye? Malım. Çünkü niye? İnsani değerler.
Elin herifi herhangi bir insani değer oluşturamamış diye, benim şimdiye kadar inşaa ettiklerimin ortasına sıçmam gerekmiyor.
Sik hacı, sik! Acımı, beynimi, gelmişimi, geçmişimi, back to the future, gone like the wind.
Ben sana benzemeyeceğim.
Velhasıl, küfretmedim bile pezevenge.
**
Her şey de kötü olmadı. Yani olan oldu ama bildiğiniz gibi olanla olunmaması gerektiğinden, çok da şeyedilmedi. Ah ah ah.
Bugün, yahut geçen hafta, pek çok kimseyi birden hayatından çıkartmış (sktiretmiş) eski bir arkadaş adına, Facebook grubu kurmayı önerdim. "Kazıkladığı kankişlerinden Aybars'ı dövme etkinliği". Aybars bu herkesleri siktir eden kişi. Halbuki iyi olay bu değildi. Ve asla, Aybars'ı gerçekten dövecek de değiliz. Lakin Aybars da onca kırılmış kalbin hesabını bir noktada vermeli. En azından o örselenmiş duyguların sahipleri ne hissediyor bilmeli.
Yoksa Aybars'ın da ruhu kuruyacak.
Tıpkı tanımadığı insanların derdini siken, o adam gibi.
Ah Aybars, ah.
Bi dövsek rahatlarsın lan belki.
**
İyi şeyler demiştim, vaatlerimin arkasındayım. Hatunlar Standup ekibi Mart ayında ilk turnesini yaptı.
Ankara'da Tunus Caddesi'indeki If Performance Hall'ı yıktık, Ayvalık'ta Muhabbet Sokağı No:90'ı inlettik.
He yaa.
Mütevazi olayım diyorum, sonra diyorum ki koy g.tüne. Beni bilen biliyor. Hayatımı şu güne kadar şahsi nefretle, acımasızlıkla geçirdim de ne oldu? Kansere giderken kornerden dönüp, tam bir teyze gibi menapoza yollandım. Belki de lüzumundan çok fazla Bim poşetine temas ettim. Ondan da olabilir bu mena-poz. Poz. Pozantı cezaevi. (Bilinç altımızda işkenceli ortamlar var, kelimeyi salınca nerelere gidiyor. Sen sabır ver ya Rabbi)
**
Hatunlar Standup'ına dönüyorum; 5 ila 8 kadın arası değişen grubumuz, "evde kalmışlık, istenmeyen tüyler, regl, yavşayan adamlar, lazlık ve Gri'nin 50 Tonu" gibi konular üzerine komiklik yapmaktadır.
Kızlarımızın tamamı güzeldir ve a.ş. hepsi ben gibi kart değildir.
İsmi "Çok da Fifi" olan gösterimiz, yaklaşık 90-100 dakika sürmekte, biletlerimiz sanırım 25 TL gibi bir fiyattan alıcı bulmaktadır.
Bilet ücreti, ızgara tavuklu sezar salata+coke zero birim fiyatı esas alınarak hesaplanmıştır.
Yine yalan söylüyorum, biletin ne kadar olduğundan haberim yok.
Ayrıca geçtiğimiz hafta grubumuzun meda-ı iftiharı Doğu Demirkol bacımız, kıvrak zekası ve apaçi saç modelinin hakkını vermek suretiyle, nihayet şöhret oldular.
İsmine tıklayan bu çok sevdiğimiz komedyenin videosuna gidebilir.
Doğu'nun bacı olmadığının farkına vardıktan sonrası kolay.
**
Son sevindirici habere geçiyorum.
Ben burayı gelip gidip günlük gibi kullanıcam kızlar. Sakın kimseye söylemeyin. Ses etmeyin, çıt çıkarmayın. Bunca yıldır hakkımızda mahkeme olmadan falan etmeden cümlesine saydırıyoruz. Gelin bu sağlıklı uğraşımıza, kaldığımız yerden devam edelim.
Son uyarıma geçiyorum.
Oranıza buranıza dikkat edin, doktor kontrolünüze gidin. İhmal etmeyin kızlar, ki ne kızlar.
Çünkü sağlık olmayınca başka hiç bi skim olmuyo.
Ve kedilerinizin kulaklarından öpün. Bi gün ölecekleri için değil, benim için.
Kedi kulağına hasretim.
Lav,
d.
