Son Şeyler

Showing posts with label freud. Show all posts
Showing posts with label freud. Show all posts

Tuhaf günler bizi buldu; Jim Morrison ve kankileri olmamamıza ramen, çeşitli duygu çöllerinde tribal hareketler yaptık. Neyse ki tepemizde bahar, pıtlanmış yeni yetme gibi canhıraş, neyse ki hayatın devam ettiğine dair tüm kanıtlar kapıyı bacayı zorluyor.

Keşke layf stayla, urban apaçisi kafalarda yazıyor olsam buraya. O vakit derdim ki; bu Mayıs en hat mekan yine çeşitli kestane ağaçlarının dibi. Artık yerinde olmayan Beşiktaş çay bahçesi ve çaya simit banılan türlü yaşanmışlıklar, vintaj katagorisinden hafızaları zorlayacak. Mini dolgu topuklu, hardal renkli bi ayakkabının şaklatmalı sesini takiben, Moda iskelesi civarında dolanmak ve kuşlara yem verebilmek için, üst kattaki deli teyzeyle kavgaya tutuşmak yeniden moda olacak.

Lakin benim yaşamım ne ki .mınakombo, staylı nasıl olsun? O sebepten sizlere son derece tüme varımlı bir yazı düşündüm. O kadar düşündüm ki bunu, bi ara erkek türünü sahiden anlar, empatiyle kendilerine saygı duyar gibi oldum.

Bana bu yazının ilhamını verirken g.tümle gülmeme vesile olan, adaşım baybay-kal başta olmak üzre, tüm fenerlilere, kuru g.tüne bakmadan manita boynuzlayan mamilere topyekün, maddenin adoket halinde rispekt yolluyorum.

Erkekliğin sosyopsikolojik çözümlemesi bilim adamlarını nasıl hayrete düşürdü?

1) İnkar: İş üstünde bile yakalansa, "Valla içine girmiycektim şeyimden kaymış" ya da "Biz aslen lambada (daha da iyisi daggering) yapıyoduk, kıyafetlerimiz sürtünme kuvvetiyle erimiş" yazışlarına tutunan adamlar var şu alemde. Hıhı evet, biz de yedik .mınefendisi! Hayır, standart vatandaşı anlıyorum da, kooskoca bir partinin genel başkanının mavi donuna baka baka, bi parti dolusu adam Ceylan'dan "Şantaj Montaj" şarkısını söyler mi ya? Şarkı ne kadar demodeyse, tavırlar o denli acıklı. Şimdi sanırım sayın baybay-hepböyle-kal, parti tabanının şahsına yönelik ikrahını da inkar ederek, geri dönecek. Dur dilimi ısırayım.


2) Taraf Olmak: Erkek mevcudiyetinin temel taşlarından biri taraf olmak. Bin yıllar boyu cenk meydanlarında, galdyatör itişmesi gibi kanlı sporlarda kendini gösteren bu taraftarlık müessesi, modern dünyada "takım tutmak" halini aldı. Ademin ruhu bu kadar mı grup olmaya, bir ekibe ait olmaya aç ki, takımı kupa kaybedende kendi stadını dahi yakabiliyor? Futbol, bir kaportacıyla bir kreatif direktörü, aynı içli cümlelerde buluşturabilen yegane tutkal, bir o kadar da normal. Taraf olmayan adamlara dikkatli bakın; ya bir sanat güneşiyle, ya da seri katille karşılaşacaksınız.


3) Olayına Bakmak: Ay kıyamam, siz tv karşısında patlamaya hazır, hatta çeşitli netwörklerde onlayn halde, bazı bazı telefona gözleri dikmiş beyin gücüyle çaldırmaya azimli, manitayı düşünürken, o olayına bakıyor. İşi gücü düşünse yine iyi, büyük ihtimal "god of wars" da bi kafa koparılışına dalmış, olmadı internetten indiragandi arşiv peşinde. İçiniz cızıldayıp yemek yiyemezken siz, o 30 adet pilici kanatsız bırakmakla, laz tatlısının dibine darı ekmekle meşgul. Aşk, meşk, çocukların servis taksidi, çok da skindeydi; Erkek adam binyıllardır olayına bakıyor. Biz "ay acaba iliştik mi, yoksa bir tek taşım olacak mı, bebişimizin sünnetine kimi çağırsak?" yerimizde sayarken, onlar fezaya neyin gidiyor.

4) Görsel Malzemeye Tapınmak: Bu başlıkta özellikle "malzeme" kısımını açmak gerek; doğada çıplak halde bulunan, (ve mümkünse ıslak) kadın uzuvlarına, 31'cinin galaksi rehberinde "malzeme" denmektedir. İki kız arkadaş birbirimizi gaza getirip, internette "porno" kelimesini ilk kez arattığımızda, sene 2002 felan olmuştu. O vakitler online video da olmadığından, ilk gifte "anem anem" çığlıkları atarak kapattık explorerı. Bilgisayarında boy boy s.k arşivleyen tek bir kız tanımam. Oysa erkek öyle mi ya? Üstünüzde sıradan bir pantolon varken sizi ezmekten imtina etmeyecek adamlar, tayt karşısında centilmenlik kazanına düşmüş fransız oluverirler. "Göte bakmak için yol vermek" kavramını ben götümden atmadım herhalde?


"Bu yazının ana fikri nedir?" derseniz ki, son paragrafta genelde hap olarak veriyorum, sonra bi husumet çıkmasın; Freud'un "penis kıskançlığını" anlamama, çeşitli kalemleri çalıp sapını kemirmeme na iki adım yolum var. Ha uşaklar dökülün şimdi, ya da "kel kız, seni seviyorum".


Biterken...
Bu ara benim çeşitli parçalar meme yaptı, motor hararetli. Yazıya da "Erkekliğin Onda Dokuzu" diye başlamıştım lakin, ancak 4 parçasını günışığına çıkartabildim. Buna da şükür.
Ha siz sabırla beni tıklarken, bende boş durmayıp romanı bitiriyorum. Öööle "bastırcam kitabı, parası neyse ödeyin" felan da değil.
Bizde herşey opınsors!

İnternete inanın, inanmayanlara linkimi atın!