Son Şeyler

Showing posts with label 31 yaş yolun neresi. Show all posts
Showing posts with label 31 yaş yolun neresi. Show all posts


Athena - Pis (2010)

31 manidar bi biçimde, kişisel tatmin arayışının doruğa ulaştığı bir yaş. İnsan ister istemez acımasız bi takım gerçeklerle barışıp, "bari götüme giren şu hayattan iki dirhem keyif alayım" noktasına geliyor.

Hani "kaliteli yaşam, kaliteli insan" ski vardı vaktiyle 86030-yonca gibi sahtekar netvörklerde. O vakitler ben azılı anarko-punk olduğumdan, bu kişilerin arabaya dayamalı profillerine, yok efendim Meyla'da siksik ettik, ordan çıktık Mokku'da tavşan kulağı kemirdik geyiklerine tiksintiyle bakardım.

Şimdi kaliteli yaşamın, bir takım taksitlere ve lazer epilasyona aynı ay içinde para ayırabilmek olduğu bilinç düzeyine nihayet erişmiş bulunuyorum. Tedaş olsun, TTNET olsun, ne kaddaar anarşik bi insan olduğunuza hiç bakmadan yollayıveriyolar faturayı. Öte yandan sahtekarlık da gırla devam ediyor; Bir sabah işe giderken, akasya çiçeklerini süpüren çöpçüye bile yer yer özenilen eblek bi yaş 31. Tatminsizlik o boyutta ki, varoluş sorusunun topoş cevabı, çöpçüde, pazardaki limon satıcısında ve tabii tekel bayii'nde aranabiliyor.

Samimiyetle söylüyorum, bunların benim başıma geleceğini hiç tahmin etmezdim.

Neyi Tahmin Etmezdin Canım Evladım?

* Öncelikle "ne olcam sanıyordum"dan başlamalı sanırsam. 30uma kadar dahi olduğum anlaşılır ve büyük bi yazar olurum sanıyordum ben. Takribi 8 yaşından beri yazan bi insanım neticede, 22 yılda ne olmazdı ki insan? Buraya ilk yazdığım şiir olan "Kitaptır Arkadaşım"dan bi iki dize düşmek isterim hatta. (annem pek sokağa salmazdı da beni)
...
bilgi öğrenmek istersen,
var sana bir tavsiyem,
eğer kabul edersen,
kitap oku derim ben.

kitap okumaktan güzel,
ne olabilir sence?
bunu bana sorarsan,
hiçbirşey derim sadece...

(duyguya gel, kritiğe gel, kim olursan ol gel yav.)

* 20lerin ortasında çok romantik bir biçimle mevcut manitayla kaçıp nikahlanır, hatta yüzük dövmesi yaptırır, haliyle 30 gibi de boşanırım sanıyordum ben. Böylelikle hem özgür bağyan imajı çekecek, hem de bir erkek tarafından istenmiş olmanın şahadetine erecektim. Mahalle teyzeleri "Aneeaam, saadethanımlarıngızı evde kalmış" bikbikleyemiyeceklerdi. Ola ola, her 28 günde bir, "Beni annemden ne zaman istiycen leaan" carlayan gergin kadın oldum. Bunu diyecek muhattap bulamayan da var, buna da mı şükür?

* Hiç bir zaman bir firmada münasip bir pozisyon işgal edeceğimi düşünmedim. O münasip pozisyonu işgal edebilmenin erdemiyle sık sık kendinden geçen, içini kemiren iktidar böceğine yeni düşen biri olabileceğimi hayal dahi etmezdim. Jules Verne romanlarından fırlamış bir gezgin, Marquez'in gardenya çiçeklerine iğneyle şiir yazan Florentino'su gibi avare, Bukovski kadınları gibi rospik... Olamadım, olunmuyor birtanem.

* Beni mahallede gören konu komşu anneme: "Üzülme hanım, beşiğin çirkini, mahallenin güzeli olur" dermiş. O gün bugün ailecek güzelleşmemi bekliyoruz. Beklerken bana "köfte, patlıcan, gargamel " gibi isimler takmayı da ihmal etmiyoruz. Ama ne kadar büyürsem büyüyim, burnumla yüzüm arasındaki orantı doğrulanmak bilmiyor. Neyse 40'ı bekliycez artık, bi gerdirme iki botoks arasında aldırcam o burnu, keçi boku kadar yapcam.

* Hatıralarımda derin yolculuklar ettiğimde, 5 yaşında dahi gün batımına karşı hüzünlenen bi tip olduğumu hatırlıyorum. Hayır o yaşta neyin hüznü allahın veledi? Barbinin elbisesi mi üstüne olmuyor, tokanın lastiği mi belerdi? Aç diilsin, açıkta hiç diilsin. Sanırım en çok, mutlu bi insan olucam sanıyordum. Bunu hala inatla sanıyorum. Ve yine samimiyetten ödün vermeden söylüyorum, mutluluğun formülü benim için; iyi bir yazı, efendi bir okuyucu, ha bi de sağ salim dostlar.

Sağsalim kalın, mümkün mertebe mutlu olun.
love u,
d.

Biterken,

Yazının başına 31ci fotosu koymayı düşündüm ama şimdi insanlığı varoluşun bu naif gerçeğinden soğutmanın ne alemi var? Onun yerine son günlerde en çok sevdiğim şarkıyı koydum. Yazıyı okurken açıp dinleyen olur, keyfi gelen olur.

Şakamaka baya kral bi insanım hee, iyi ki doğdum. 69'da bambaşka bi manidar yazıyla buluşuruz inşalla. (ne temenni edildi arkadaş.)