Son Şeyler

Showing posts with label ayrılık tavsiyeleri. Show all posts
Showing posts with label ayrılık tavsiyeleri. Show all posts

Eminim hepinizin ilişkileri tavşanlar, menekşe yaprakları ve hatta gök kuşağı hacetlenen midilliler tadında ilerliyordur. Sevgi, saygı, uluslararası hukuk kuralları ve anayasal haklar çerçevesinde bir takım duygu alışverişleri yaşıyorsunuzdur. Erkeğiniz tam bir İngiliz centilmeni, üstelik Taocu sevişme duayenidir.

Çok içtenlikle söylüyorum, Allah arttırsın. Yeminle gözüm yok.

Öte yandan, hani olur ya bir gün manita diyip bağrınıza bastığınız, canım cicim çektiğiniz o er kişi size bir yamuk yapar, bi öküzlükle asabınızı bozar diye, işte bu önemli yazıyı kaleme almaya karar verdim.

Evet yolu kinden geçen herkesler, bu yazımızda sevgilimizin hayatına -mümkünse çaktırmadan- sıçmanın 10 yolunu öğreneceğiz. Kemerlerimizi bağlayalım, parmaklarımızı burunlarımızdan çekelim ve boş zamanlarımızda lütfen kitap okuyalım, tavsiyelerimiz başlıyor.

10 Adımda Manitanın İçini Kurutmak

1) İlgi alanlarını iyi öğrenin: Boyfirendiniz bilgisayar oyununa mı meraklı? Müzikle mi ilgileniyor? Futboldan mı hoşlanıyor? Hor görmeyin garibi, bi zevki var, yazıktır. Yani içinizden gene hor görün, ama bilgisayar oyununa nasıl girip karakterini hacımat edeceğinizi bilin mesela. Ya da o çok kıymetli cd'lerini sinsi sinsi çizip, tozunu bile kaldırmadan yerlerine geri yerleştirin. PES, Fifa, Zuma fark yapmaz, gizli gizli çalışıp karşısına rakip olarak çıkın. Hele ki erkek arkadaşlarının olduğu ortamlarda, o oyunu eline eline verin. Ah kıyarım.

2) Arkadaşları ve/veya annesiyle ittifak: Sevgilinizin yakın arkadaşlarına ve ailesine kanaat takmış küçük bir kedi yavrusu gibi davranın. Hatta öyle bir melekleşin ki, Alişan'ın sevgilisiyle barışması için imza toplayan o paranormal varlığın siz olduğunuza hükmedilsin. Sonra bakın bakalım bu arkadaş ve anneler manitanızın en çok nesine kıl kapıyorlar. Cimriliği, egoistliği, hedonistliği, pisliği... Şimdi bu ortak kıl olma durumları üzerinden ittifak zamanı.

3) İyi uykular canım sevgilim: İçeride nasıl da horuldaya horuldaya uyuyor zahir. Başına geleceklerden zerrece haberi yok. O uyurken, kağıtla ayak parmaklarının arasını kesebilir, ya da japonla o parmakları birbirine yapıştırabilirsiniz. Neaah, bunları herkes yapabilir, sen intikamcı kadınsın, büyük düşün. Kağıtla g.tünü kesip kafasının altına yerleştirmek yahut keline dövme yaptırmak varken... Dövmede de şöyle yazsın mümkünse; "Only uzun boylu insanlar can judge me."

4) Hormon tedavisi: Regl sancılarınızla ya da o özel günlerde yaşadığınız duygusal gelgitlerle dalga mı geçiyor? Kadınlığın en olağan hallerini hastalık olarak nitelendirmeyi marifetten mi sayıyor? Canım benim, akşam yemeğine ne dersin? Ben pişiriyorum. 2 ay düzenli olarak doğum kontrol haplanmış çorbalar, ya da kendinden hormon basılmış ucuz tavuk etiyle beslediğiniz sevgiliniz, ne ara memelerinin çıktığını ve "Adını Feriha Koydum" bağımlısı olduğunu anlamaya fırsat bile bulamayacak.

5) Maksat seks hayatımız renklensin: Rus kızları yatakta şöyleymiş de, Avrupa'da kızlar asansörde teklif ediyormuş da, ona kalsa her gün sevişilirmiş de... Pek tabi, bunlar hep doğal istekler. Önce onun aylık toplantı- iş planını iyice bir öğrenin. Sonra o malum aktiviteyi, hep onun toplantı ve işlerden önceki gecelere kilitleme alışkanlığı geliştirin. Yetmezse çok yorgun olduğu geceleri jartiyerle karşılayın, mırın kırın ederse yaygara kopartın. Vücut çorabından hemşire kostümüne, meme püskülünden, lateks geceliğe kadar, Osmanbey hattında satılan tüm "ucuz kadın" kıyafetlerinden edinmeyi, evde menemeni bile bunları giymiş halde pişirmeyi ihmal etmeyin. Kurusun orço,

6) Aşkım bakıyorum götün atmış? Erkek dediğin cesur olur, yiğt olur, mert olur. Hı hı, tabi canıımm. Tatlı tatlı, dostane dostane tüm korkularını öğrenin. Böcek mi, hırsız mı, yükseklik mi, kapalı kalmak mı? Bugün birinin evine çaktırmadan bi kavanoz çekirge boşaltmak, ya da dolapta saklanıp beklenmedik anda oradan fırlamak, en olmadı birini "yanlışlıkla" tuvalete - balkona kilitlemek o kadar zor şeyler değil.

7) Sosyal medya kurtluğu: Şimdiye dek onun sosyal medya hesaplarını takip ettiniz, mail şifresini sadece onu kontrol etmek için kullandınız, kıskançlıktan hasta oldunuz. Ve hepsi çok yanlış hareketlerdi. Artık erkek arkadaşınızın FB hesabına girip "Kimle yazışıyor?" bakmak yerine, onun adına kuzenine, en yakın arkadaşının sevgilisine, şirketteki en çirkin kıza yazmaya başlamanın vaktidir. Hatta yetinmeyin, bu kızlara bir yavaşayın, iki terbiyesizlik yapın. Günlük trip dozunu başka kadınlardan alsın.

8) Bu günlerde bi unutkan oldun bebeğim: Delik olmayan tüm çoraplarının tekini, en sevdiği tişörtleri, ev veya araba anahtarını, cebindeki, cüzdanındaki paraları, evde sağa sola fütursuzca saçtığı her şeyi, azar azar ama planlı bir biçimde saklayın. Şans yardımcınız olsun diye, pantolon ceplerini delmeyi ihmal etmeyin.

9) Yetiş ya Google: Yine şimdiye dek onun bilgisayarını hep, "Porno mu izliyor acebaa?" diye kontrol ettiniz. Tabi ki izliyor, aşın artık bunları. Yapmanız gereken onun bilgisayarından bolca "penis büyütücü" ya da "küçük penis nasıl büyütülür?" gibi şeyler Google'latmak ve ardından tools'dan arama geçmişini silmek. Google bunları hatırlayacak ve her interneti açtığında karşısına "7 santime kadar büyüme garanti" reklamları çıkartacak. Bu durum yeterince moralini bozmazsa, Google ile işimiz henüz bitmedi. Kendi bilgisayarınızda ise "zenci, rocco, büyük sik" gibi aramalar yapın. O sizin internet geçmişinizi kontrol ettiğinde, gözünde tomurcuk yaşlar belirecek.

10) Biz de arkadaşlarla takılıyoruz aşkım, sen keyfine bak: Sosyal çevreniz geniş olmayabilir ama bu hiç genişlemeyeceği anlamına gelmez. O erkek erkeğe her çıktığında, sizin de kız kıza bir programınız olsun. O program dahilinde öyle bir eğlenilsin, öyle şık, lüks, cici yerlere gidilsin ki, sonrasında anlat anlat bitirilemesin. Bu hem sevgilinizi ölesiye kıskandıracak, hem de artık sizi bir yere götürdüğünde çıta kendiliğinden çok yükselecek. Özel günler, önemli haftalar gayrı bi şişe şarap ve DVD ile geçiştirilemez olacak.

Şimdi kızlar, bütün bunları yazdım, ufkunuzu aydınlattım, biliyorum. Lakin yarın öbür gün bana gelip "tavsiyelerine uydum, sevgilimle ayrıldık" ağlaşırsanız, gerçekten kızarım. Demek ki, o gerizekalı sizin eziyetlerinizi hakketmiyormuş. Gidin başka beylere eziyet edin, size kurban mı yok, alla allaaa.

Öte yandan sevgili beyler, size karşı değilim aslında. Sadece bir yerlerde bir kadın tarafından hasta edildiğinizi bilmek hoşuma gidiyor. Bu da benim zevkim yani, bi zevkim var şunun şurasında, ehi mehi. Yok ya, beylere özel benzer yazıları GQ dergisine yazıyorum. Dileyen 9 TL bayılıp alsın, dileyen beklesin internetlerden okusun.
Na şurada var mesela. (Üstüne tıkla tatlım, hıhı tam oraya.)

Biterken,
Jagermeister sizi sordu, yok dedim, şişenin dibini bi başıma gördüm.
Görseli de sikildim.tumblr'dan aparttım.
10 Haziran'da mizah festivali kapanış gecesinde, Ankara'da stand up bi bişeyler yapıcam. Beni yalnız komazsanız, çok sevinirim sevgili Ankaralı okuyucu.
Ve BEA, gtünü yerim.




Herkesin başına en az bir kez aşk acısı geldiği için, aşk acısıyla baş etmenin yollarını herkes bilmek ister.
Bu ulvi bilgiye ulaşmak için öncelikle aşk acısını tanımlamak gerekir.



Aşk acısı : Böyle içinizde bir yerde etinizden et kopuyor gibi hissettiğiniz andır ve bunun sonsuza dek süreceğini zanneddersiniz. Fakat kuzum bu aşk acısı denen illet aslında kimyasal bir hadise. Seratonin bağımlısı olmuş hücrelerin, aşığın ilgiyi alakayı kesince “yok mu bize mutluluk” diye bağırmaya başlıyor. Korkma! Kısa bir zaman içerisinde , ki bu süre İsveçli bilim insanlarına göre 21 gündür, biçare hücrelerin durumu kabullenecek ve bağırmayı kesecekler. Ete gelince o hali hazırda kopmuş olacağından, ortada yara sızıntısından başka bir şey kalmayacak.


İlk 48 saat: Ey sevgili dost, ey gönül insanı! Şayet gerçekten ayrılığının ilk 48 saatinde, “aşk acısı” diye gogıllatıp bu metne ulaştıysan, önünde saygıyla eğiliyoruz. Bu ilk 48 saat çok önemli, erken müdahale de pek çok genci kurtarabiliyoruz.
Merak etmeyin efendim, ölmediniz. Dünyada aşk acısından ölen insan sayısı, emin olun ki eşekten düşerek bir yılda ölen insan sayısından daha azdır. Gerçi bu konuyla ilgili gogılda bi istatistik bulamadık. Bulursanız bize gönderin.


İlk 48 saat için tavsiyelerimiz şu şekilde:
· Onu aramayın. Bunu ilk madde olarak yazıyorsak bi bildiğimiz var. Cep telefonu mutfak rafına, ev telefonu rahatlıkla fişten çekilebilir. Facebookmuş, msn miş bırakın bu işleri.
· İçip unuturum demeyin, alkol içeride ağlaşmakta olan hücrelerinizdeki son suyu da emecek, içinizi kurutacak, haliyle birinci maddeyi atlamanıza sebep olacaktır. (henüz alkolmetresi olan telefon icat edilmedi, bu talebi japonlara ilettik. Onlarda böyle bi duygu durumu olmadığından çok abes karşıladılar.)
· Onu aramayın. Bunu üçüncü madde olarak yazıyorsak bir bildiğimiz var. Bu sadece kendinizi çok daha çaresiz hissetmenize yol açacak. Halbuki büyük ihtimalle sizi terk eden o zerzevat, çok da matah bişey değildi. (neticede brad pitti angelina jolie’ye kaptırmış değilsiniz. El naapsın?)
· Acı çekmek de bir sanattır. Çektiğiniz acıyı üretime dökün. Atkı örün, makrome işleyin, duvarlara boya atın.
· Hiçbişey yiyemiyorsanız, çorba için.